Profesör Doktor Şeref Aktaş

Diz kıkırdak defektleri cerrahi tedavisi

Diz kıkırdak defektleri, hastalarda ne gibi şikayetlere yol açar ?

Kıkırdak defektleri, aktivite ile artan diz ağrısı ve şişliğine yol açmaktadır. Eğer diz ekleminde kıkırdak defekti büyük ise kilitlenme ve yakalanma hissi gibi bulgular görülür.

Femoral kondil tarafındaki kıkırdak defektlerinde koşma ve merdiven inme gibi hareketlerde ağrı daha fazla olmaktadır.  Patellafemoral eklem dediğimiz diz kapağı eklemi altındaki kıkırdak defektlerinde ise; merdiven çıkma, çömelme ve oturulan yerden kalkma hareketlerinde ağrı daha barizdir.

Diz kıkırdak defektleri tanısı nasıl koyulur ?

Hastanın şikayeti doğrultusunda muayenesini yapan ortopedi doktoru, muayene kıkırdak hasarı olan bölgelerde basmakla ağrı bulgusu elde eder. Bunun yanında dizde olası şişliği de fark edecektir. Ayrıca diz kıkırdağında bu hasarların gelişimine yol açabilecek kemik dizilim bozuklukları, patella (diz kapağı) yerleşim bozuklukları da muayene ile görülebilir. Ortopedi Uzmanı muayenesini takiben, kıkırdak defektinin tanısının doğrulanması, boyutunun saptanması ve eşlik eden diğer diz içi problemlerin olup olmadığının anlaşılabilmesi için Diz ön-arka ve yan grafileri, patella tanjensiyel grafileri ve/veya Diz MR tetkikini isteyecektir.‘ 

Diz kıkırdak defektleri tedavisinde tedaviyi ameliyatsız tedaviler ve cerrahi tedavi olarak iki ana grupta inceleyebiliriz.

Özellikle patellafemoral bölgedeki erken evre kıkırdak lezyonları, çocuklardaki osteokondritis dissekans lezyonları ile ileri yaş ve kireçlenmenin ileri olduğu yakın zamanda protez tedavisine ihtiyaç duyabilecek olgularda ameliyatsız tedavi seçenekleri gündeme gelmelidir.

Ameliyatsız tedaviler arasında; istirahat, buz tatbiki, eksersiz, dizlik kullanımı gibi hastanın doktorunun önerisi ile yapabilecekleri sayılabilir. Bu tedaviye rağmen düzelme kayıt edilemeyen hastalarda fizik tedavi ve diz içi enjeksiyonlar uygulanmaktadır. Diz içi enjeksiyon uygulamalarından hyaluronik asit içeren vizkosuplemanların ve PRP enjeksiyonlarının bir çok hastada kıkırdak üzerine olumlu etkileri bildirilmiştir. Diz içi kıkırdak hasarının ileri olduğu, efüzyon dediğimiz diz içi sıvı toplanmasının olduğu olgularda diz içine kortikosteroid  enjeksiyonu uygulaması da semptomların rahatlamasını sağlamaktadır.

Cerrahi tedavilerde ;

diz içi kıkırdak hasarına yönelik ve bu hasarın oluşumuna neden olan yapısal sorunun düzeltilmesine yönelik cerrahiler olarak 2 ana grupta toplanabilir.

Diz kıkırdak hasarın yönelik yaklaşımlarda; özellikle kıkırdakta çatlak yada yarık gibi durumlarda kıkırdağın eklem hareketi sırasında hareketli olan ve instabilite gösteren kısımlarının temizlenmesi debridmanı ve stabil hale getirilmesi artroskopik olarak yapılır. Bu operasyon sonrası aktivite kısıtlanması gerekmemektedir.

Kıkırdak hasarı olan bölgede debridman sonrasında 2-3 mm lik alandan büyük bir alanda kıkırdaksız alan ortaya çıkıyorsa Mikrokırık yada mikrodrilleme dediğimiz yöntemle kemikte 3-4 mm aralarda delikler açılarak bu bölgeye kanama ile öncü hücrelerin gelmesi ve yeni kıkırdak oluşumu uyarılabilir. Yine hasarlı alana aynı dizin yük binmeyen bir bölgesinde mozaikplasti dediğimiz yöntemle kemik ve kıkırdaktan oluşan kemik-kıkırdak tüpçükler yerleştirilerek kıkırdak defekti kapatılabilir. Son yıllarda güncellik kazanmakla beraber artan maliyet ve 2. Operasyon ihtiyaçları olan otolog kıkırdak hücre transplantasyonları uygulanmaktadır. Bu yöntemden kök hücre tedavisi olarak bahsedilse de doğrusu otolog kıkırdak doku transferidir. Burada hastanın dizinde yük binmeyen alandan alınan kıkırdak özel laboratuvarlarda hücre kültür yöntemi ile çoğaltılarak 6 hafta sonra ikinci bir operasyonla dizin kıkırdak kaybı olan bölgesine implante edilmektedir. Bu şekilde kıkırdak defektleri kapatılabilmektedir. En son olarak ta çok büyük defektlerde allogreft dediğimiz kadavradan kemik kıkırdak dokusunun birlikte transferi uygulanmaktadır.

Diz eklemi mekanik aksındaki değişikliğe bağlı olarak (x-bacak, parantez bacak gibi) tibiofemoral eklem iç yada dış tarafında gelişen kıkırdak lezyonlarında ve incelmelerinde,  tedavide mekanik akstaki sapmayı düzeltecek osteotomi ve fiksasyon (kemiğin kesilerek açısının düzeltilmesi ve tespiti) ameliyatları ile dizdeki yüklenmeler dengelenmektedir. Bu şekilde dizin her iki kompartmanına eşit yük dağılımı sağlanarak daha kalıcı sonuç alınmaktadır.

Diz kapağının yerleşim bozukluğuna

bağlı olarak sıklıkla kapağın dış tarafında diz önünde ağrı hissedilebilir. Eksersiz ve fizik tedaviye yanıt vermeyen olgularda cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Burada neden sıklıkla; 1- önceki diz kapağı çıkığı ve yaralanmasına bağlı diz kapağı iç kısmındaki medial patellofemoral bağın kopmuş olması ile diz kapağının dışa kayması, 2- Diz kapağı dış kesimindeki retinakulumda gerginlik sonrası diz kapağının dışa doğru çekilmesi ve açılanması, 3- diz kapağı altından başlayan pateller tendonun yapıştığı tuberositaz tibia kemik noktasının normalden daha dışta olmasıdır. Buradaki soruna göre göre sırasıyla; 1-medial patellofemoral ligament rekonstrüksiyonu, 2- Artroskopik lateral pateller release, 3- Tuberositaz tibianın osteotomisi ve yerinin değiştirilmesi operasyonları uygulanmaktadır. Bu şekilde diz kapağı altındaki kıkırdağa binen yükün dağılımının düzeltilmesi ve fazla yük binen dış kesimin yükten kurtarılması hedeflenir.

Prof.Dr.Şeref Aktaş, İstanbul Fulya’ daki özel muayenehanesinde çalışmaktadır. Prof.Dr.Şeref Aktaş’ a muayene olmak ve tedavinizin yapılmasını sağlamak için iletişim bilgilerimizdeki telefonları arayarak randevu alabilirsiniz.

 

ortopedi.tv

Ortopedi TV – Prof. Dr. Şeref AKTAŞ – Ortopedik Hastalıklar Video sayfası

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”